Osman Şahin, anlatıcılığını bu kez bambaşka bir yere, hapishane gerçeğine taşır. Kendi tanıklığını da katarak yazdığı öykülerinin yer aldığı Kolları Bağlı Doğan, âdeta bir metafordan yola çıkarak, tutsak edilen insan aklının, duygusunun, varlığının hapishane gerçeğiyle nasıl anlatılabileceğini gösterir bize. Uzun süre hafızalardan silinemeyecek öyküler...
Özünde, öyküleştirilmiş bir 12 Eylül belgeselidir Kolları Bağlı Doğan. Kitabın yazılışı bile başlı başına bir macera. Koğuşlar, ranzalar, masalar, yapış yapış kir ve pislik içindeydi. Boynunda, bedeninde, çenesinde kan çıbanı çıkmayan mahkûm yoktu. Fazla peçete kâğıdı kullanmaya çalışıyordum. Görüp yaşadıklarım, başka cezaevinden naklen gelenler, sevk edilenler, işkence görenlerle konuşuyor, notlar tutuyordum. Cuma günleri jandarma bütün koğuşlarda iğneden ipliğe arama yapar, yazılı kâğıtları alır götürürdü. Ben de peçete kâğıtlarının katlarını ayırdım, her kâğıda kurşun kalemle, kâğıdı deldirmeden usul usul yazdım.
_Osman Şahin