 |  Unuttuklarımızı Hatırlamak için Samim Kocagöz′le Yeniden...


Kalpaklılar
 “Türkiye’yi yağmaya gelen 1919 yılının sömürgecilerine karşı kabaran öfke, o yılların öfkesidir; o yılların hiddetidir. Ama bugün de sömürgeciliğe karşı duyulabilecek öfkenin aynıdır elbette.”-Samim Kocagöz
“Düşman donanması açıklarda demirlemiş, iki harp gemisi rıhtıma biraz daha yaklaşmıştı... Güvertedeki askerler ellerini, şapkalarını sallıyor, marşlar söylüyorlardı... Mavili beyazlı elbiseler giymiş genç kızlar, ellerinde çiçekler, vapurlardaki askerlere öpücükler yolluyorlardı.”
Samim Kocagöz Kitapları için Tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Tartışma


 “Biz halktan bu denli koptuk mu? Hani haziranda tankların üzerinden atlayan işçi kardeşlerimiz? Hani bizi destekleyen köylülerimiz? Hani partili, partisiz aydınlarımız!”
1960’larda Türkiye’de esen ilerici rüzgârların ivme kazandırdığı sol hareketin kendi içinde yaşadığı çekişmeler ve bunların yol açtığı bölünmeler, ardından yaşanan tamiri imkânsız ve hâlâ yüzleşemediğimiz büyük acılar... Genç-yaşlı devrimcilerin, aydınların üzerindeki baskılar, örgütlerin arasına sızan ajanlar, kışkırtmalar ve yönlendirmeler, romantik gençliğin dipsiz bir uçuruma sürüklenmesi... Daha güzel bir dünya için yola çıkanların, “Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın tam bağımsız Türkiye!” diye haykıranların hiç ayrım gözetilmeksizin tutuklandığı, kıyımdan geçirildiği bir dönem ve öldürmeye kararlı güçlerin gerçekleştirdiği Kızıldere katliamı... Ve bir daha belini doğrultamayacak olan demokrasi!
 > Kitap hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Şeytan′ın Habercisi


 Şeytan’ın Habercisi bugün kapınızı çalsa, ruhunuza nasıl bir bedel biçersiniz ?
Her şey bilgisayarıma düşen bir e-postayla başladı. “Büyük-babandan havadisler” yazıyordu mesajda. E-postayı atan kişi, Joe Sagasti, benden hemen, evimden beş sokak ötedeki bir banka şubesine gelmemi istiyordu. Koşarak gittim tabii. Bir miras söz konusu olmalıydı...
Joe Sagasti elli küsur yaşında, son derece çekici biriydi; bir aktörü andırıyordu. Biraz garip, biraz gizemli bir havası vardı. Beni bankanın kasa dairesine götürdü ve bronz bir tüpün içinden çıkardığı belgeyi gösterip, gerilim ve acı dolu olayların kapısını aralayan gerçeği orada itiraf etti.
Çağdaş Edebiyat Dizisi için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Unuttuklarımızı Hatırlamak için Mahmut Makal′la Yeniden...


Bizim Köy
 Bizim Köy 1950’de yayımlandığında toplumun geniş kesimlerinde tam anlamıyla bir depreme yol açtı. Yazarın, 17 yaşında gencecik bir öğretmenken kaleme almaya başladığı “köy notları” kitap haline getirilip de basıldığı zaman önce iktidarın öfkesini üzerine çekti. Çünkü köyden yükselen yoksulluk çığlığı, kulaklarını ve gözlerini her türlü olumsuzluğa kapamak isteyenlere, köyleri yemyeşil, bereketli, güzel köylü kızlarının berrak pınarlardan su taşıdığı yerler olarak gösterme çabasında olanlara atılan bir tokattı. Köylerde hâlâ taş devrinin yaşandığı gerçeğini dile getirmenin bir cezası olacaktı elbette. Her yer kar altındayken, köylere ulaşım sağlanamazken köyünde öğrencilerini “hayata hazırlamaya” çalışan genç öğretmenin haberi olmadı kitabının kopardığı gürültüden. Karlar erimeye başlayıp, yollar açılınca ilk ziyaretçileri jandarmalar oldu Makal’ın. Tutuklandı.
Mahmut Makal Kitaplığı için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Memleketin Sahipleri


 Memleketin Sahipleri’ni iki gece arka arkaya ve bir solukta okudum. Kitabın adı,bana önce Atatürk’ün köylü için söylediği büyük sözü anımsattı. Fakat okuyunca, “Memleketin Sahipleri”nin de “sahipleri” bulunduğunu, Makal’ın bunlardan söz açtığını gördüm. Sonra sayfalar boyunca, Türk köylüsünü saran bu karabasanı izledim.
Duvarda Atatürk tren penceresinden ufuklara bakıyor. Belli ki o da Mahmut Makallar’ıyla övünüyor; içi rahattır. ‘Büyü” bölümünü okurken radyodan Çaykovski’nin hüzünlü müziği yankılandı. Bu parçada yazar sanki şair olmak istemiş. Bana çok dokundu. Müzik sanki bu parçanın bestesiydi... Sami N. Özerdim (Varlık dergisi)
 > Kitap hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Abdurrahman Hancı


Yapılar/Projeler 1945-2000
 Hancı’nın tüm yapıtları bütün olarak incelendiğinde, modern mimariye ödünsüz bağlılık, malzeme ve ayrıntıya tam bir hâkimiyet ve çağdaş Türk sanatçılarıyla devamlı işbirliği gibi nitelikler beliriyor. Uzun meslek yaşamında, modern mimarinin giderek kuşkuyla karşı-lanması, Post-Modernist yaklaşımın Türkiye’de yaygınlaşması onu hiç etkilemedi. Başlangıçta inandığı düşünceleri sonuna kadar korudu. Bunun, tutuculuk ya da esneklik yokluğu gibi algılanmaması gerek-tiğini, bilinçli bir seçim olduğunu düşünüyorum. Mimarlığımızın genç kuşaktan birçok önemli isminin de yeniden modern mimarinin sade ve yalın çizgisini izlemesi onun tuttuğu yolun hâlâ geçerli olduğunu göstermektedir. Bu tutarlılığını, Hancı, “Bir MİMAT çizgisi oluşturduk” diye nitelendiriyor ki, doğrusu “Hancı çizgisi” olmalıdır. Malzeme ve ayrıntıya hâkim olması, onun mükemmeliyet arayan bir uygulamacı olmasının sonucu olmalıdır.
Türk Mimarları Dizisi için Tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Unuttuklarımızı Hatırlamak için Fakir Baykurt′la Yeniden...


Yayla
 Eşsiz doğal güzelliği, tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle, Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası. Yaz gelince, köyün bir kısmı buraya göçer. Onlardan biri de Çakır Hasan’dır. Karısını, gelinini ve üç torununu takıp peşine, göçer gelir yaylaya. Bir çadıra sığışmak zordur ama, biraz mecburiyetten, biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından, vazgeçemezler bu mevsimlik göçten...
Fakir Baykurt Kitapları için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Unuttuklarımızı Hatırlamak için Talip Apaydın′la Yeniden...


Yarbükü
 Kimseye sözü geçmez, kimseye gücü yetmez Remzi’nin. Kimseyle kavga etmeyeyim, kötü olmayayım ister. Oysa Yapılı köyünün en varsıllarından biri, Yarbükü’nün de ağasıdır. Bükteki en geniş çeltik tarlası onundur ama ne fayda? Biraz da kendi tarlasına su akıtabilmek için yalvar yakar olur komşularına, kimse onu ciddiye almaz, üstelik herkesin alay konusu olur. Bükün ağası değil de, maskarasıdır sanki.
Talip Apaydın Kitapları için Tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  İslam Sanatı ve Mimarisi


 Bir Çok Dile Çevrilmiş, Kendi Alanında Bir Baş Yapıt. Tüm Dünyada Satışları Milyonu Aşmış Kitap Şimdi Türkçe…
Dünya dinleri arasında en genç olmakla birlikte mensup sayısı ve etkisi bakımından en büyük ikinci din olan İslam, doğduğu 7. yüzyıldan itibaren dünyayı yeniden şekillendirdi ve değiştirdi. Çok sayıda kültürel ve sanatsal ifade, birlik içinde farklılıkları koruyarak, ortak bir dinin, İslam’ın şemsiyesi altında birleşmiştir.
İslam’ın ilk yıllardaki hızlı yayılması, farklı kültürel formların ve geleneklerin kabulünü ve bütünleşmesini hiçbir yerde görülmeyecek ölçüde cesaretlendirdi. On ikinci yüzyılda, İslam’ın doğal etki alanları olan Ortadoğu, Kuzey Afrika, İspanya, İran ve Anadolu’ya, daha sonraları Orta Asya, Hindistan anakarası ve nihayet Güneydoğu Asya eklendi.
 > Kitap hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Geographica


Ansiklopedik Dünya ve Ülkeler Atlası
 Dünyamızı ve bütün ülkeleri fiziki, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan inceleyen eşsiz bir kaynak İki insanın yüzü birbirine benzemediği gibi iki ülke de birbirine benzemez. Dünya çok farklı zenginliklerden oluşan bir bütündür. Birçok farklı parça ve özelliğin bir araya gelmesiyle oluşmuş muazzam bir ′′puzzle′′ gibidir. Bu karmaşık yapıların anlaşılması için hem parçaların tek tek detaylarına bakmak hem de resmin bütününü gözden kaçırmamak gerekir. Geographica bunu yapmayı amaçlamıştır: kolay anlaşılır ve sistematik yapısıyla, çarpıcı bir evren panoraması sergiliyor ve gezegenimizi daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor.
 > Kitap hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Jin-Shei Kızkardeşlik Sırları


 Alma Alexander’ın, Amerika, Kanada, Yeni Zellanda, İngiltere, Almanya, Hollanda, İtalya, İspanya’da yayınlanan;Eleştirmenlerin ve okuyucuların beğenisini kazanan kitabı şimdi Türkçe…Uzakdoğu’da, her annenin kızına öğrettiği, sadece kadınlara özgü yazılı bir dilin varlığını sürdürdüğü Syai denen bir ülke ve bu ülkenin başkentinde yaşayan sekiz kadın:
Büyülü Edebiyat Dizisi için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Efendi Georgie


 Bir doktor ve fotoğrafçı olan Efendi Georgie’nin tasasız hayatı Kırım Savaşı’na katılmasıyla değişir. Savaş sadece onun değil, çevresindeki üç insanın da hayatında ve ruhunda değişikliklere yol açar. Ve her şeyin merkezinde Efendi Georgie olmak üzere, savaş öncesi ve savaş dönemi, dönüşümlü olarak, üç ayrı kişinin dilinden aktarılır: Efendi Georgie’ye hayran, onun için her şeyi göze alan evlatlık kız kardeşi Myrtle; Georgie’nin eniştesi ve jeolog Doktor Potter; fotoğrafçı asistanı Pompey Jones.
Tarihsel Roman Dizisi için tıklayınız
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Seni Seviyorum


Aşk nedir? Ne zaman âşık oluruz? Aşk ne zaman biter ve nasıl nefrete dönüşür?
 Seven kişi aşkına karşılık bulmak ister ve hayallerin, kıskançlığın, erotizmin, aşkın yaşamı bir cennete çevirebileceği gibi cehenneme de dönüştürebileceğini çok iyi bilir. Ünlü İtalyan sosyolog Francesco Alberoni, âşık olma sürecinde devreye giren sayısız mekanizmayı ayrıntılı bir biçimde mercek altına alırken sinemadan, edebiyattan ve tarihten örnekler vererek bu soruların cevabını arıyor. Gerçek anlamda bir aşk biliminin temellerini ortaya koyan yazar, aşk tutkusu, fethetme, çiftin oluşumu, aşk sürecini kesintiye uğratan ya da tam tersi tetikleyen kıskançlık duygusu ve sadakat gibi sorunları ciddi bir araştırmaya konu ediyor.
Gökkuşağı Dizisi için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
 |  Lincoln


Gore Vidal’in muhteşem tarihsel romanı ya da romanlaştırılmış tarihi.
 Amerikan tarihinin yedi ciltlik bir nehir roman dizisi halinde yeniden yazan ve yaşarken efsaneleşen Gore Vidal, bu ciltte Abraham Lincoln’ü ve onun ülkeyi gelmiş geçmiş en tehlikeli ve kanlı dönemeçten nasıl geçirdiğini anlatıyor. Sevdikleri, rakipleri ve gelecekteki katili tarafından dikkatle gözlenen, üzerine titrenen bu saf taşra avukatı, korku, hırs ve acının kol gezdiği İç Savaş yılları Washington’ında günden güne uzak görüşlü, yılmaz, kararlı bir lider haline gelecektir.
Gayri Resmi Amerikan Tarihi için tıklayınız...
 > Duyuru hakkında detaylı bilgi |
 |
 |
|